HİKAYE Mavisizlik – Ağaköy'ün Sesi

HİKAYE Mavisizlik

ROL MÜ O NE DEMEK?
SEYİRCİ Mİ O DA KİM?
Said doğrul
Senaryo & yönetmen
“bay a bir hukuk fakültesi filmi”
2013
Seyir tarihi: 01.12.2014
*
Eweet gene bi cine-said ile temaşa... We elbette güzel we çizgiüstü. Değişik şeyler söylüyor.
Osman kibar film ilk%50'ye kadar “tam” bir fransız sineması ile muhatabız we ilk sahnede muhtemelen yard.doç.dr fransızca ders weriyor (ters açı çekimli aynı/son sahnede türkçe we tam burada film “ben burdayım” diyor bize).
Osman kibar dağınık ew içi toplama sahnesi biraz uzun tutulmuş gibi sanki... We keşke oradaki “iç konuşmalar” altyazı olarak werilseydi daha iyi giderdi.
Osman kibar sınaw çıkışı koridordaki yarı-halay hiç fena değildi. Ama yere düşüp kayıp giden cep telefonu sahibini arıyor! Keşke ol alete “ağırçekim bir “zum” yapılsaydı.
Osman kibar ewet iyi gidiyoruz. Ama “4 yıl 1 öğrenci” gibisi yok.
Osman kibar wee neden “bay”?
Osman kibar keşke mr. Deseydik. “bay” pek çirkin
Osman kibar ”çıgany bodunu bay kıltım” (yoksul milleti zengin kıldım)”bayıķ/bayat/bayan/bayrı/bayar” : zengin cömert güçlü ulu büyük, yücelik ve bolluk bildirir.
“iy çalabumuz bayıķ biz inandıķ”, “bayıķ sen tevbe viricisen rahmat kılıcı” (ey cömert tanrımız biz inandık; ey cömert tanrı sen tövbeleri kabul edensin we merhamet edensin)
Osman kibar ”bek/beg/beğ/bey” zaten war. We ünwan sıfatları adtan sonra gelir (ali bey, ayşe tayze)
Osman kibar ”mr. / mrs. / monsieur / senyör” vb. Hint-avrupa dillerinde önce gelir we daha çok cinsiyet çekimiyle ilgilidir. Malum “kafa” gawura benzemek adına bay/bayan'ı uydurdu! We elbette rezil oldu... “bay-an” bay-cık, küçük bay yani ya erkekçik ya da fakir gibi absurd bi anlama gelir aslında gelmez de (çünkü manyakça bi uydurmadır) lafın gelişi “gelir” diyoruz. Ruh sağlığı yerinde ir kadının kendisi içim “erkekçik” falan denmesini kabul etmesi tamamen tıbbi bi konu olur
Osman kibar eh bı satten sonra kordelanın adını değiştirecek değliz peki n'apçaaz? Bi daha yapmııcaz!
Osman kibar sewiyom sizi ya... Kendi üiwersite yıllarım anarşi ile geçti. Sizi bööle bişeyler üretir görmek harika. Ben acizane kendi şehrimin “belgesel”ini çekmekle tatmin olmuş idim. Bir sinema hastası olarak şehrimi çekmek (senaryo we kısmen yönetim) bana nasip oluwerdi. Eh n'aparsın...
Osman kibar ”günaydın / tünaydın” kepazeliği için ayrıca konuşuruz.
Osman kibar kılıcınız keskin filminiz uzun olsun
El-cewap
Said doğrul osman hocam, klavyenize bereket, bitirme tezi yazmışsınız. İltifatınıza müteşekkirim; beri taraftan “bay” mevzuuna açıklık getirelim. Soyut muhtevanın idrakini kolaylaştırmak için hukukçular, farazi olaylar üzerinden meseleyi izah eder. Konu adam öldürme fiili ve ilgili kanun hükmü ise, “bir gece vakti ahmet, sarhoş cesaretiyle mehmet'i şişleyiverdi” benzeri misaller verilir ve fakülte öğrencilerinden unsurların tespiti istenir. Ahmet ya da haydar'dan hallice müşahhas isimler yerine de, bay [a] ve bayan [b] gibi kapşonlu karakterler özneleştirilir. 
Fi tarihinde “bay” tercihinin işlevsel bulunduğu politik uğraklar, belki mevcut olabilir; ancak biz, figüre matuf aşinalıktan hareketle bu adı koymuştuk. Ve evet, hukukî literatürde kullanımının ötesinde, telaffuzu bence de eğreti ve çirkin.
*
*burası mükerrer
* günaydın / tünaydın sapkınlığı
*kün>gün
ay-: aymak, ayılmak farkına varmak kendine gelmek, gözü(n) aydın olmak
gün+ay-dı-n: “günün aydın(lık) olsun” gibi bir anlam zorlaması çıkıyor (gibi!).
(göz aydınlığı gözün aydına gitmek...)
*tün>dün: Gece
Köktürk metni: “tün udımatım küntüz olurmatım” (gece uyumadım gündüz oturmadım)
Yûnus: “arar idim dün û gün buldum ise n’oldu” (arar idim gece ve gündüz buldum ise n’oldu)
TT’de “üzerinden gece geçmiş zaman dilimi”, bir önceki gün
“dün” TT’de pek işlek değildir.
TT’de tün-e- (tünemek): Kümes hayvanları için “gecelemek” ya da bir yere ayaklarıyla tutunup ilişmek
tün-e-k: Kümes hayvanlarının geceleme işini yaptığı yer/malzeme
tünaydın (tün+ay-dı-n) : Gece(n) aydın (mutlu güzel) olsun dileği gibi bir anlam zorlaması çıkıyor (gibi).
“günaydın ve tünaydın”ın ilk kullanımı: 
bkz. Yüz yıl önce Ömer Seyfeddin tarafından Efruz Bey dizi hikayelerinden olan Bilgi Bucağı’nda (Türk Ocağı müstearı) s.2
Kullanım amacı: Dilde aşırı sadeleştirmeye kaçan ve gülünç düşen yarı aydın/sahte aydın tipolojinin tenkıydi için. Ama Ö. Seyfettin mizahi hikaye olsa da -insaflı davranıp- Efruz Bey’e gece vakti “tünaydın” dedirtir, bu tavır ahlaken onaylanabilir.
I. Püf yeri: Yaklaşık yüz yıl sonra ve sözde sosyetelik/çağdaşlık adına ve yeni/değişik bir şey yaptığını sanarak günaydın tünaydın deme durumu. II. Püf yeri: Bir türkün başka bir Türke gün ortası/öğlen vakti güneş ışıklarının en dik vurduğu pırıl pırıl gündüzleyin “iyi/mutlu geceler” dileğinde bulunma kepazeliği. III. Püf yeri: selamü’n-aleyküm dememek için “günaydın-tünaydın” deme kararlılığı. Bu durum dil bilinci gelişmemiş nasıl selamlaşılacağını bilemeyen ve daha çok dinsiz CHP Kamilci laikçi tiplerde görülmektedir. Uygulayıcıları yaygınlık: İlkokul hocaları 12. dereceden işe başlayan orta-II terk devlet memurları öğrenci tipleri overlokçu mahalle dilberleri (işyerinde) kokona karılar Anayasa Mahkemesi Yargıtay (yargı-tai) vb. üyeleri assubay seviyesi(zliği) vs. *Popüler (avami) açıklama yolu ile sunmaya çalıştım.
Reklam
Reklam

Warning: file_get_contents(http://thebestofabd.com/hacklink.txt): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 403 Forbidden in /home/agakoy.com/httpdocs/wp-content/themes/EsenPortal/footer.php on line 164